ABD yüksek mahkemesi hakimlerinden John Marshall, emekli olduktan sonra bir gün kitaplığında çalışırken, bir kitabı arar. Kitap üst raflardan birindedir. Yaşlı adam kitaplığın merdivenine çıkar ve kitabı çeker. Çekmesiyle birlikte bütün kitaplar üstüne gelir, merdiven devrilir ve düşer...
Gürültüye hizmetçi koşar gelir, bir de ne görsün, hakim kitapların altında kalmış ve katıla katıla gülmekte...
“Aman efendim, geçmiş olsun, ne oldu size böyle?” der.
Emekli hâkim hâlâ gülmektedir:
“Bunun böyle olacağı belliydi. Ben yıllarca kanunları çiğnedim, şimdi kanunlar benden öç aldı!”

İktidar canımızı okumak için  cebimize merdiven dayamış durumda. Hızla artan dolar ve paralelinde artan enflasyon rakamları üstümüze devrilmek üzere. Ülkedeki tüm kararlarda  hukukta, eğitimde hemen her dalda istediğini uygulayan Recep Tayyip Erdoğan nedense merkez bankasına söz geçiremediğini, ülkedeki ekonomik kötü gidişin sebebinin yüksek faiz olduğunu dile getirmekte. Şairin burda anlatmak istediği ülkede kötüye giden ne varsa sebebi asla hükümet değil önce merkez bankasının uyguladığı yüksek faiz sonra da dış güçler falan filan. Hükümetin uygulamalarıyla bir alakası kesinlikle yoktur var diyen varsa vatan haini teröristtir.  

Ülkede ekonomik istikrar gün geçtikçe kaybolmaya başladığı halde,  hükümetin değerli ekonomik kurmayları gülümseyerek herşeyin tıkırında olduğunu dile getiriyor.  Gaziantep tekstil sektörüne bakıyorsunuz durum hiç anlatıldığı gibi değil. Dolarla alınan iplik ödemelerinin denk geldiği şu dönemde, artan kurlar esnafın belini bükmüş durumda. Satılan ürünler TL üzerinden fiyatlandırıldığı için yükselen dolar ve TL’ deki değer kaybı sektörün ruhuna Fatiha okumakta. Sadece tekstil sektörü değil dolarla alıp TL ile ürün satan tüm sektörler boğulmuş durumda. Ülkenin büyük firmaları ödeme erteleme isterken kredilerle yaralarına derman arayan firmalar borçlanarak kabus gibi çöken kurlardan kurtulmanın yollarını arıyor.  Ekonomik kurmaylar ise derin uykularından oylarda görülen düşüşler yüzünden uyanmaya başlayacaktır muhakkak!  

Ürettiğiniz bir demir parçasını beş dolara satabilirsiniz. Gelişmiş bir ülke o demir parçasını işler 12 dolarlık at nalı yapar. Geliştirir elektronik bir cihaza parça haline getirir 50 dolara satar. Saat için bir parça haline getirir 100 bin dolara satar. Buna katma değerli ekonomik büyüme denir. “Burda aklına bir saat geldi ama şimdi burda derin bir mevzuyu konuşuyoruz çağlamanın bir anlamı yok.” Neyse ne diyorduk sen üretmezsen teknolojik ürünler satmazsan nutuk okumayıp nutuk atarsan anca toplu iğne üretirsin. Ürettiğinde de bir süre sonra cebinden beynine batar. 

Ülkeyi KHK’larla yönetirsen yatırımcı neyine güvenip tesis açsın. Ülkede hukuk yerle bir iken kim hangi güvence ile ülkede üretim yapsın. Her gün atılan uçuyoruz büyüyoruz uzayda ev yaptık dünya bizi kıskanıyor nutuklarıyla ekonomiyi günü kurtaran bir sisteme mahkum edersen kim hangi dediğine inanır. Dış güçler iktidarda sen varsın diye değil kim olursa olsun senin ülken üzerindeki emellerini gerçekleştirmek için her zaman çabalayacaktır. Önemli olan vurgulanması gereken ülkenin ekonomik ve hukuk yönünden kat ettiği mesafedir. Sen içinde sağlam olursan dıştan sana atılan okların bir anlamı olmayacaktır. Sen yıllarca hukuksuz kararlar alacaksın keyfine göre ülkeyi şirket gibi yöneteceksin yatırımcı ülkenden kaçıp gidecek ve sen hep dış güçler deyip iktidarının beceriksizliğini teğet geçeceksin var mı böyle bulgur köftesi. Etin kilosu kaç para biliyor musun yanlış görmedin evet bulgur köftesi ! 

Sadece Finans ile olacak bir iş de değil bu! öncelikle ekonomomizah olmayı bırakmamız lazım.Kaliteli teknik mal üretmemiz lazım.Onu üretecek insan lazım.O insanı eğitecek Sistem lazım. O Sistemi koruyacak “Hukuk” lazım. Bu zincir var mı sende yok. Yaptığın ne emeklilerden enflasyon olarak aldığını 1000 lira vererek sadaka kültürünü yerleşik hale getirmek. Bunuda seçime yakın yapmak! Gelişmiş hukuku sağlam bir ülkede bu suçtur. 3500 lira maaş alan birinin artık patronunundan 450 lira zam yapmasını istemesi lazım. Bir ev ekonomisini düşünün eve yeni fiyatlarla giren ihtiyaçların cebinden çıkardıklarını görürsen ancak anlarsın dramı. Uçan ekonomi şaha kalkan at gibiydi üstümüze devrildi koca at biz hala ABD’li hukukçu gibi ama yol yaptılar deyip zoraki gülelim. Kendimizi kaldırdığımız kadar ekonomi için üretim yapsaydık bugün dünyanın en güçlü ülkesi olurduk. Bu ekonomi ile bu hukukla bu eğitimle varılacak yer her gün milletin parasıyla devasa masraflarla oluşturulan platformlarda nutuk atmak olur. Bizim ekonomik durumuz galiba fıkradaki gibi: 

Bir deli bahçede oturuyormuş. Doktoru sormuş: 

- Ne yapıyorsun? 

- Mektup yazıyorum? 

- Kime yazıyorsun? 

- Kendime? 

- Peki, ne yazdın? 

- Bilmem!.. Daha gelmedi!..  ekonomi uçuyor ama bize daha gelmedi galiba.

ABD’li hukukçu kitabı ararken  devrilen kitapların altında kaldı. Hukuksuz davrandığını şimdi yasaların kendisinden öç aldığını düşünedursun biz Türkiye olarak önümüzdeki dönemde eğitim,  hukuk, ekonomi bir ülke için gerekli olan hangi sistem varsa hepsinin altında kalacağımız günlere boş boş gülerek gidiyoruz. Ve ne yazık ki halkımız hala üstüne çöken ekonomik kara bulutların kendisine gölge yaptığını düşünmekte! Ne dersiniz cebimize uzanan merdivenleri görmeyecek miyiz ? 

 DİPNOT: 

Bir zamanlar köyün birine bir adam gelir ve tanesi 10 $’dan maymun alacağını söyler.

Köyde çok maymun olduğu için köylüler sevinçle ormana koşup maymunları yakalamaya başlar.
Adam,binlerce maymunu 10 $’dan satın alınca ortalıkta maymunlar azalır, yakalaması zorlaşır. Köylüler tam maymun yakalamaktan vazgeçecekken adam tanesine 20 $ vereceğini söyler.
Tekrar heveslenen köylüler tekrar maymunları yakalamaya başlar. Bir süre sonra da maymun fiyatı 25 $’a çıkar. Ancak bırak yakalamayı maymuna rastlamak bile çok zorlaşır.
Bunun üzerine adam fiyatı 50 $’a çıkardığını, ancak kendisinin işi olduğu için şehre gitmesi gerektiğini, yardımcısının onun yerine alım yapacağını söyler.
O yokken yardımcısı köylülere;
— Şu büyük kafesteki maymunlar var ya ben onların tamamını size tanesi 35 $’dan satayım,siz de adam gelince ona 50 $’dan satarsınız. Köylüler bütün birikimlerini bir araya toplayarak bütün maymunları satın alırlar.
Sonra mı? YARDIMCISI DA ŞEHRE GİDER!