Türkiye’de giderek laçkalaşan, mide bulandıran bir siyaset anlayışı, toplumda yer edinmiş,  parası olanın seçim kazandığı bir gerçek.Bütün illerin, ilçelerin ve yaygın olarak kasabaların belli kişi veya grupların seçimler üzerindeki hegemonyasına terk edilmiş durumda. İki kabilenin yada illerde etkin olan belli zümrelerin, seçimleri hizmet için değilde karşılıklı husumet bloklaşmalarına kurban ettiğini, projelerin değil kavgaların iftira ve hakaretlerin seçimlere yön verdiğini görüyoruz. Çıkar ve menfaat gruplarının siyaseti manipüle etme gayretleri taktire şayan! 

Önümüzdeki aylarda bir seçim olacak. Tercihler neticesinde yeni başkanlar muhtarlar seçilecek. Çok şey değişmeyecek aslında. Türkiye gerçek anlamda,  bütün illerinde hizmet edecek vasıflı donanımlı kişilere ihtiyaç duyuyorken, yalakalıkta sınırları zorlayan, takla atan yada parası olan kişiler, nefret ve husumet bloklaşmaları neticesinde seçilir hale geldi. Eğitim seviyesinin de etki ettiği seçimler, günümüzde artık sıradanlaşmanın ötesinde bir anlam taşımamaktadır. Yerel seçimlerin özelliği hasebiyle de aslında partilerin değil bireylerin ön plana çıkması gerekirken,  iktidar ve muhalefetin bilerek asimetrik olarak uyguladığı seçim anlayışı, günümüzde vasıfsız idarecilerin seçilmesini mümkün kıldı.   Topluma pompalan şucu bucu tarzı siyasi anlayışlar neticesinde  ve belki de uzun süre toplumun ana noktalarına tesir edecek kepaze rezil cahiller, kalkınmaya vuracağı darbeler bir yana, emeğin söndürülmesine de neden olacaktır. 

Son yıllarda artan kibirli siyasi söylemler,  partidaşların söylem birliğini de sağladı. Siyasette hiç olmaması gereken dini söylemlerin çıkarlar uğruna hadsizce kullanımı artmış durumda. Fatiha’yı bile zor okuyanların yada hiç bilmeyenlerin birden şükürlü ümmetli cümleleri havada uçuşmakta. Birbirine benzemez bireylerin partileri altında yerel özelliklerini kaybedip, birden partinin şapkasına sığınması gücün tek elde toplanışının da aslında en bariz kanıtı. Bir takım elbise ve takılan kravat,  birinin Başkan seçilmesi için yeterli. Donanımın bilginin yok sayıldığı,  kültürlü vasıflı değerlerin toplumdan tecrit edilişi, günümüzde o kadar arttı ki her şeyin en kötüsünün yaşanması normal karşılanır hale geldi. 

Bu gün aslında sadece atanmışlar il ve ilçeleri  rahatlıkla yönetebilir. Bir çok seçilenin sadece adı var. Kayda değer yaptıkları bir iş yok aslında. İktidarların borazanlığı bir tarafa bırakılırsa,  bir çok seçilenin ortadan kaybolsa esamesi okunmaz.  O yüzden diyoruz ki seçilecek kişi projelerini kendi anlatsın. Şahsa yenilsin, partiye değil. Toplumun önüne yapacaklarını anlatarak çıksın. Partinin gücünü kullanıp çok donanımlı değerleri yenebilen beş para etmez kan emicilerinin,  hırsızların seçildiği şu zamanda, artık yeter diyebilmenin erdemliliği toplumun asli ihtiyacı. Sürü psikolojinden çıkıp gerçek anlamda hizmet edebilecek bireylere ihtiyacımızın olduğu hepimizin malumu. Bu bağlamda BESNİ’ye  belediye başkanı seçilecek kişilerin taşıması gereken bir kaç vasıf şunlar olabilir: 

1) Besni’nin tarihsel değeri nedeniyle derinliğini gerçek anlamda taşıyabilecek kültürel kalkınmasına katkı yapacak kişi BAŞKAN seçilmeli.

2) Besni sokak sağlıklaştırma yönünden yeniden planlı şekilde yenilenmeli, alt yapı yetersizlikleri hızla ortadan kaldırılmalıdır. Bunu başaracak  kişi BAŞKAN olmalı. 

3) Sokaklarda başı boş köpekler için uygun ortam sağlanmalıdır. Hayvanların da birer canlı ve hakları olduğu gerçeğini kavrayan insani yönü kuvvetli kişiler BAŞKAN seçilmeli. 

4) Besni’ye belediye başkanı olacak kişinin ticari kimliği olmamalı. Belediye kaynakları rant olarak kullanılmamalıdır. Toplumu şüpheye sevkeden uygulamaların, şaibeli zenginleşmelerin oluru kesinlikle ortadan kaldırılmadır. Buna inanan buna göre uygulamaları hayata geçiren kişiler BAŞKAN seçilmedir. 

5) projeleri halkın yararına olan, kendi ticari ikballerine yol açan değil halkın rahat nefes alabileceği projeler ile topluma huzur sağlayan kişiler BAŞKAN seçilmeli. Belediye çalışanlarının vasıflı olması fikri ağırlık kazanmalı kişiler rantı paylaşan görünümde olmamalı. Toplumun sinir uçlarına tekme atmayacak kişi BAŞKAN seçilmeli! 

Önümüzdeki seçimlerde BESNİ başkanını seçtiğinde,  halkın sorunlarının da çözüleceği inancı ile yerel de kalkınmanın  önemi, umarım topluma huzur ve refah sağlayacaktır. Sayılamayacak kadar çok  sorunu olan BESNİ sorunlarını en aza indirecek bir kazanımla seçimleri umarım geride bırakır. Yoksa hep GERİ kalan olarak anılır durur. GERİ  kalmayalım! 

DİPNOT:

Çocuk sorar:
“Baba politika nedir?”
Babası politikayı anlatır:
“Bak oğlum ben her gün para kazanıp eve getiriyorum, o halde ben kapitalim. Annen parayı ve evi yönetir, o halde o da sendikadır. Hizmetçi kız ise işçi sınıfıdır, sen ve küçük kardeşin ise halktır. Bizim gayretimiz, sizi, yani halkı mutlu etmektir. Deden de hükümettir, doğruyu yanlışı anlatır bizi uyarır!”
Çocuk geceyarısı uyanır, altını kirleten küçük kardeşi ağlamaktadır. Ana babasının odasına koşar. Anne derin derin uyumakta, baba ise yatakta yoktur. Hizmetçi kızın odasına girer. Bir bakar ki, babasıyla kız işi pişirmişlerdir.
Dedesi de olan biteni seyretmektedir.

Ertesi sabah baba oğluna sorar:
“Dün sana anlattıklarımı hatırlıyor musun, politika nedir?

Çocuk anlatır:
“Kapitalizm işçi sınıfını kullanıyor, sendika uyuyor, hükümet seyrediyor, halkın bir kısmı benim gibi ne olduğunu anlayamıyor, bir kısmı da küçük kardeşim gibi gırtlağına kadar bok içinde...”

BESNİ “FARKINA” VARMALI...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.